Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, 25 Eylül’de New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında yaptıkları olağanüstü toplantıda Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında savunma iş birliğini derinleştirme kararı aldı. Pakistan Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı ortak metne göre, kolektif savunma maddesi doğrultusunda üç ülkenin genelkurmay başkanları “acil” bir toplantı düzenleyecek. (Kaynak: Sözcü, Pakistan Dışişleri’nin ortak açıklaması)
Ortak açıklamada, Mekke şehri ile Suudi Arabistan’daki sivil altyapı ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırılar en sert ifadelerle kınandı; Riyad yönetiminin BM Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamındaki meşru müdafaa hakkı teyit edildi. Taraflar, uluslararası hukuk ilkeleri, egemenliğe saygı ve iç işlerine karışmama prensiplerinin altını çizdi; seyrüsefer özgürlüğünün korunması, gerilimin tırmanmaması ve krizlerin barışçıl yöntemlerle çözülmesine yönelik kararlılık vurgulandı. (Kaynak: Sözcü)
Toplantıda ayrıca, anlaşma çerçevesinde öngörülen Genel Sekreterlik, komiteler ve çalışma gruplarının faaliyete geçirilmesine dair hazırlıklar gözden geçirildi. New York’taki görüşmeye Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar katıldı. (Kaynak: Sözcü)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’de yayın yapan Newsweek dergisine verdiği röportajda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın “İran’a, İsrail’e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirilemeyeceğini” söyledi. Erdoğan, anlaşmanın “daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlenilen müşterek sorumluluğun bir ifadesi” olduğunu belirtti. (Kaynaklar: CNN Türk, TRT Haber)
Erdoğan, anlaşmanın BM Şartı’nın 51’inci maddesindeki meşru müdafaa hakkına dayandığını; taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını aktardı. Verilecek karşılığın, saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçlarına göre istihbarat, lojistik, mühimmat veya tehdidin boyutuna göre daha ileri askeri destek içerebileceğini; bu kararların ilgili siyasi ve askeri mekanizmalarca alınacağını ifade etti. Erdoğan, “her hadise için otomatik bir askeri senaryo” yazmanın doğru olmayacağını vurguladı. (Kaynaklar: CNN Türk, TRT Haber)
Erdoğan aynı röportajda, bölgesel gerilimlerin diplomasiyle yönetilmesi gerektiğini, Türkiye’nin hem ABD hem İran’la temas kanallarını açık tuttuğunu ve önceliğin çatışmaların yayılmasını önlemek ile ticaret yollarının güvenliğini korumak olduğunu söyledi. (Kaynaklar: CNN Türk, TRT Haber)