Frankfurt Bölge Mahkemesi, 17 Eylül 2026’da Meta’nın, Facebook ve Instagram’da üçüncü taraflarca yayımlanan dolandırıcılık amaçlı reklamlardan hukuken sorumlu olduğuna karar verdi. TRT Haber’in aktardığına göre karar, platform üzerindeki usulsüz reklamların durdurulmasını, mağdurlara tazminat ödenmesini ve bu reklamlardan elde edilen ticari kazancın açıklanmasını içeriyor.
Dava, çevrim içi finansal ürün karşılaştırmaları, test raporları ve tüketici rehberleri sunan bir finans portalı ile portalın kamuoyunca tanınan kurucusu tarafından açıldı. Dosyadaki bilgilere göre kimliği belirsiz kişiler, şirketin kurumsal logosunu ve kurucunun fotoğraflarını izinsiz kullanarak dolandırıcılık amaçlı finansal ürün reklamları yayımladı. Portalın Instagram’da yaklaşık 600 bin, Facebook’ta 29 bini aşkın takipçisi bulunuyor.
Davacı şirket, yalnızca Ağustos 2024’te bu tür yaklaşık 260 ihlali Meta’ya bildirdiğini, ilgili içeriklerin kaldırılmasının ise 62 günü bulduğunu belirtti. Mahkeme, sahte reklamların şirketin kurumsal imaj hakkını ve kurucunun kişisel haklarını ağır biçimde ihlal ettiğine hükmetti.
Gerekçeli kararda, Meta’nın “içeriklerden haberdar değildik” yönündeki savunması reddedildi. Mahkeme, platformların yalnızca kronolojik bir akış sunmadığını; algoritmalar ve otomatik reklam açık artırma sistemleri yoluyla içerikler üzerinde doğrudan kontrol sahibi olduğunu vurguladı. Bu “algoritmik kontrol” nedeniyle, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın güncel bir kararına da atıf yapılarak, Meta’nın AB Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki sorumluluk muafiyetlerinden yararlanamayacağı belirtildi.
Karar uyarınca Meta, söz konusu dolandırıcılık reklamlarından elde ettiği tüm gelirlerin dökümünü davacı tarafa sunmak zorunda olacak. Ayrıca mahkeme, usulsüz reklamların yayımının durdurulmasına ve mağdurlar lehine tazminata hükmetti. Haberde, şirketten karara ilişkin bir açıklamaya yer verilmedi.
Kararın Almanya’daki platform sorumluluğu tartışmasına yeni bir boyut eklediği değerlendirmesi yapılıyor. Sürecin, sosyal medya ve dijital reklam ekosisteminde marka taklidi, içerik denetimi ve gelir şeffaflığı başlıklarını doğrudan ilgilendirdiği kaydediliyor.