Bosna Hersek’in Zavidovići kasabası yakınlarında, farklı çaplarda ve bazıları birkaç ton ağırlığa ulaşan çok sayıda taş küre bulunduğu bildirildi. Sözcü’de 29 Eylül’de yayımlanan habere göre bölgede yaklaşık 23–24 taş küre tespit edilmiş durumda. Kürelerin bir bölümü “Kamene kugle” (Taş Toplar) adı verilen parkta sergileniyor.
Haberde, taş kürelerin dikkat çekici ölçüde düzgün ve yuvarlak görünümleri nedeniyle merak uyandırdığı aktarıldı. Podubravlje köyü yakınındaki büyük bir kürenin görüntülerinin zamanla internette yayılması, bölgenin Bosna Hersek dışındaki izleyiciler tarafından da tanınmasını sağladı. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler ve turizm platformlarındaki içeriklerle yer, daha geniş bir ziyaretçi kitlesinin ilgisini çekiyor.
Taş kürelerin kökenine ilişkin yorumlar ikiye ayrılıyor. Sözcü’nün aktardığına göre, “alternatif” görüşleri savunan bazı kişiler kürelerin binlerce yıl önce insanlar tarafından şekillendirildiğini ve bilinmeyen bir uygarlığın izleri olabileceğini iddia ediyor. Ancak bu iddiaları doğrulayan kesin bir bilimsel kanıt bulunmuyor.
Öte yandan jeolojik açıklamalar, doğada benzer küresel kaya oluşumlarının kendiliğinden meydana gelebildiğini hatırlatıyor. Haberde, minerallerin ve tortuların uzun süre içinde sertleşmesi ve çevredeki daha yumuşak kayaçların aşınarak uzaklaşmasıyla yuvarlak şekilli kütlelerin ortaya çıkabileceği bilgisi yer alıyor. Bu nedenle kürelerin düzgün görünümü, tek başına insan eliyle yapıldıklarının kanıtı sayılmıyor.
Sözcü, Zavidovići yakınlarındaki Grab ob Duboki potok bölgesinde bir arada bulunan çok sayıdaki kürenin, dünyadaki diğer örneklerle karşılaştırıldığında yoğunluk bakımından öne çıktığını yazdı. Bölgenin turistik bir durağa dönüşmesinde hem yerel merak hem de internet üzerindeki görünürlüğün etkili olduğu belirtiliyor. Buna karşın, taş kürelerin kesin oluşum süreci ve yaşına ilişkin ayrıntılı, hakemli bilimsel bir çalışma haberde yer almıyor.
Kaynak metinde, kürelerin tam sayısına ilişkin farklı rakamların dolaşımda olduğuna işaret edilerek yaklaşık 23–24 adet bulundukları notu düşülüyor. Resmî kurumların bu konuda güncel envanter veya numune analizine dayalı bir açıklamasına atıf yapılmıyor. Bu aşamada, insan yapımı olduğuna dair iddialar spekülasyon düzeyinde kalırken, jeolojik açıklama olasılığı daha çok öne çıkıyor; ancak son sözü söyleyecek bilimsel kanıtlar haberde aktarılmıyor.