Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi’ndeki fay hareketleriyle ilgili değerlendirmesinde, derinlerdeki hareketin büyük deprem oluşturacak elastik deformasyona dönüşmesini engelleyen etkenin deniz tabanını örten yaklaşık 8 kilometre kalınlığındaki genç, suya doygun sedimanlar olduğunu belirtti. Açıklama TGRT Haber tarafından aktarıldı.

Bektaş’ın ifadesine göre, söz konusu sediman örtüsü, fay düzlemi çevresindeki hareketin yüzeye doğru ilerlerken birikerek gerilme yaratmasını sınırlayabiliyor. Jeolojide “elastik deformasyon”, kırılma anına dek fay çevresinde biriken gerilmenin adımladığı süreci tanımlar. Bektaş, Marmara tabanındaki kalın ve suya doygun çökel tabakanın bu süreci zayıflattığını vurguladı.

Açıklamada, bu değerlendirmenin geniş bir fiziksel mekanizmaya işaret ettiği, ancak ayrıntılı nicel hesap ya da tarihsel bir öngörü paylaşılmadığı anlaşılıyor. Bektaş’ın sözleri, Marmara’da ölçülen derin fay hareketinin tamamının “büyük deprem” potansiyeli olarak birikmediğine dair bir yoruma karşılık geliyor. Buna karşın açıklamada, fayın etkinliği veya bölgesel tehlikenin azaldığına dair kesin bir hüküm yer almıyor.

Uzman değerlendirmeleri, farklı yöntem ve veri setlerine dayanabildiği için yorumlar değişiklik gösterebilir. Bu haber, TGRT Haber’in aktardığı açıklamayla sınırlıdır; başka kurum veya araştırma ekiplerinden aynı konuya ilişkin yeni bir teknik rapor ya da karşı görüş bu kaynakta paylaşılmadı. Resmî kurumların periyodik ölçümleri ve bilimsel yayınlar, Marmara’daki gerilme birikimi ve sediman örtüsünün rolüne dair daha ayrıntılı tabloyu ortaya koyacaktır.

TGRT Haber’in haberinde, söz konusu sediman tabakasının kalınlığına ilişkin verilen yaklaşık değer 8 kilometre olarak yer aldı. Haberde, bu değerlendirmenin hangi saha verilerine (sismik yansıma, sondaj, hız modelleri gibi) dayandığına ilişkin yöntem ayrıntısı ise bulunmuyor.