Sözcü’nün aktardığına göre, Stanford Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası bir araştırma, göz kapakları ve çevresinde kolesterol ve yağ birikimine bağlı sarı plakları bulunan kişilerde kalp-damar olayları riskinin belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Çalışmada bu tür lezyonlara sahip yaklaşık 18 bin kişinin verileri, benzer özelliklerdeki sağlıklı bireylerle karşılaştırıldı.

Habere göre analiz, sarı plakları bulunan kişilerde kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak görülme olasılığının yaklaşık üç kat daha yüksek olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, kandaki yağ düzeyleri dikkate alındığında bile bu risk ilişkisinin devam ettiğini belirtti.

Uzmanlar, bu sarı yağ birikimlerinin (göz kapağı ve çevresinde görülen) doğrudan kalp krizine yol açmadığının altını çiziyor. Buna karşın bulgunun, damar sertleşmesi gibi altta yatan kalp ve damar hastalıklarının sessiz bir belirtisi olabileceğine dikkat çekiliyor.

Araştırma bulguları, söz konusu lezyonların sadece estetik bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini işaret ediyor. Sözcü’nün haberine göre, göz kapakları veya çevresinde bu tür sarı lekeler fark eden kişilerin yalnızca dermatoloji değerlendirmesiyle yetinmemesi öneriliyor.

Uzman görüşlerine göre, birinci basamak sağlık kuruluşlarında kapsamlı kardiyovasküler risk değerlendirmesi yapılması; tansiyon ve kolesterolün ölçülmesi, yaşam tarzı risk etkenlerinin gözden geçirilmesi önem taşıyor. Haberde, bulgunun bir neden-sonuç ilişkisi kurmadığı; ancak gelecekteki kalp-damar hastalığı riskinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek bir işaret sunduğu vurgulanıyor.

Çalışmanın yöntemsel ayrıntıları, yayımlandığı dergi veya ek veri setleri haberde belirtilmiyor. Bu nedenle risk artışının hangi alt gruplarda daha belirgin olduğu ya da izlem süresinin ne kadar olduğu bilgisi bilinmiyor.