Türkiye, farklı bölgelerdeki toryum kaynaklarını yeni nesil nükleer teknolojilerde değerlendirmek ve toryum bileşiklerini yerli imkânlarla üretmek için çalışmalar yürütüyor. CNN Türk’ün 22 Eylül 2026 tarihli haberine göre amaç, toryumu teknolojiye dönüştürmek ve yüksek katma değerli bir tedarik kapasitesi oluşturmak.
Farklı kaynaklarda Türkiye’nin toryum miktarına ilişkin farklı rakamlar yer alıyor. OECD Nükleer Enerji Ajansı (NEA) ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) 2014 tarihli ortak çalışması, dünyadaki toplam toryum kaynağını 6,36 milyon ton, Türkiye’deki miktarı ise 374 bin ton olarak veriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Haziran ayında güncellediği verilere göre ise Eskişehir-Sivrihisar’da 380 bin 141 ton, Malatya-Kuluncak’ta 3,8 milyon ton ve Eskişehir Beylikova-Sivrihisar’da 694 milyon ton toryum rezervi bulunuyor. Haberde bu farkların nedeni açıklanmıyor.
Toryum, nükleer yakıt ham maddesi olarak değerlendiriliyor ve yaklaşık 50 mineralin yapısında yer alıyor. Doğada serbest halde bulunmayan bu element, çoğunlukla nadir toprak elementlerini içeren minerallerle birlikte görülüyor ve radyoaktif özellik taşıyor. Bu özellikler, toryumu ileri nükleer yakıt çevrimleri ve yeni nesil reaktör tasarımları açısından gündemde tutuyor.
Türkiye’de bilinen başlıca toryum sahaları Eskişehir ve Malatya’da. Bunun yanında Kayseri, Sivas, Diyarbakır ve Burdur’daki sahalarda tespit edilen toryum yataklarına yönelik ayrıntılı çalışmaların sürdüğü belirtiliyor. Yetkili kurumlar, yerli toryum bileşiklerinin üretimini geliştirerek hem teknoloji geliştirme hem de tedarik zinciri oluşumunu hedefliyor.
Haberde, toryumun hangi takvimle veya hangi somut projelerle değerlendirileceğine ilişkin ayrıntı paylaşılmıyor. Resmî kurumların ilerleyen dönemde saha çalışmalarının sonuçları, üretim kapasitesi ve olası pilot uygulamalara ilişkin bilgi vermesi bekleniyor; ancak şu aşamada böyle bir duyurudan söz edilmiyor.