Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolduktan 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Yüzüncü Yıl Üniversitesi 1’inci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında HTS, baz ve kamera kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi tamamlandı. Sözcü’nün haberine göre raporda dosya açısından önem taşıyan dört farklı şüpheli noktaya yer verildi.
İlk başlık, Kabaiş’in kaybolmasından 13 dakika önce “hocam” diye hitap ettiği Mehmet Çelik isimli bir kişiyle yaptığı mesajlaşma. İncelemede, bu kişiye ait telefonun Kabaiş’in telefonu ile aynı baz istasyonundan sinyal aldığı tespit edildi. Ancak soruşturma dosyasında “Mehmet Çelik” adına kayıtlı iki kişi bulunuyor: birinin eski polis, diğerinin üniversitenin idari biriminde görevli olduğu öğrenildi. Mesajlaşmanın bu iki kişiden hangisiyle yapıldığı henüz netleşmedi.
İkinci başlık, Kabaiş’in kaybolduğu akşam Bardakçı köyündeki kamera görüntüleri. Soruşturma dosyasına giren bu kayıtlara ilişkin değerlendirmede, beyaz bir araçtan “ağır olduğu” belirtilen bir cismin sürüklenerek köydeki bir eve götürüldüğü iddiası yer aldı. Kabaiş ailesinin avukatlarından Abdurrahman Karabulut, görüntülerde üç kişilik bir grubun söz konusu cismi araçtan çıkarıp eve taşıdığının tespit edildiğini, grubun iki erkek ve bir kadından oluştuğunu söyledi.
Üçüncü başlık, Kabaiş’in cep telefonunun bulunduğu bölgede görev yapan bir özel güvenlik görevlisinin sahildeki hareketleri. Aile avukatı Karabulut, görevliden şüphe duyduklarını belirterek, telefonun bulunduğu sahilde görevlisinin 48 saniye boyunca ileriden gelen bir erkek nedeniyle çalıların arkasında gizlendiğinin görüldüğünü aktardı. Bu tespitin rapora girdiği belirtildi.
Dördüncü başlık, Kabaiş’in yurtta birlikte kaldığı oda arkadaşının beyanı. Oda arkadaşı, Kabaiş’in saat 22.30 sıralarında odada olduğunu söylemişti; ancak baz, GPS ve turnike kayıtlarının bu ifadeyle örtüşmediği raporda yer aldı.
Aile avukatları, eylül ayı başında Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na soruşturma dosyasına ilişkin yeni talepler sundu. Avukat Abdurrahman Karabulut, 10 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 30 farklı hususta başvuruda bulunduklarını, bunlardan 2-3’ü dışında taleplerin tamamının kabul edildiğini bildirdi.
Raporda yer alan dört başlık, soruşturmanın kişi ve olay odaklarının netleşmesine işaret ediyor. Ancak raporda aktarılan tespitlerin hangi adli işlem ve ek incelemelerle ilerleyeceği konusunda resmi makamlarca yeni bir açıklama yapılmadı.