Sözcü’nün 15 Eylül’de aktardığına göre, İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan’ın desteklediği ve uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetine bağlı güçler arasında çatışmalar yeniden şiddetlendi. Husilerin askeri medya birimi, 14 Eylül’de Yemen’in batısında düzenlediklerini belirttikleri operasyonlardan çatışma görüntüleri yayımladı. Husiler, görüntülerin Hudeyde ve Taiz vilayetlerinden olduğunu açıkladı.
Sözcü, Associated Press’e (AP) dayandırdığı bölümde Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki Moha liman kenti ile Babülmendep Boğazı’ndaki bir adanın kontrolünü ele geçirdiğinin bildirildiğini yazdı. The Guardian’a atıfla, Büyük ve Küçük Haniş adalarının da Husi kontrolüne geçtiği ifade edildi. Sözcü, hükümetin kaybedilen bölgeleri geri almak için Kızıldeniz kıyısına ilave birlik sevk edeceğini aktardı.
Hükümet güçlerinin bazı cephelerde karşı hamleler yaptığı belirtildi. Sözcü, Al Jazeera’ya atıfla, Taiz’in batısında bazı mevzilerin yeniden ele geçirildiğini ve hava saldırılarının Husi noktalarını hedef aldığını yazdı. AP’ye dayandırılan kısımda, Yemen hükümetine bağlı Ulusal Direniş güçlerinin son haftalarda 500’den fazla hükümet askerinin ve yaklaşık 1000 Husi savaşçısının öldüğünü iddia ettiği; bu sayıların bağımsız kaynaklarca doğrulanmadığının altı çizildi.
Gerilimin sınır ötesine de taştığına ilişkin aktarımlar yer aldı. Sözcü, Husi sözcüsü Yahya Seri’nin Suudi Arabistan’daki Şarura askeri üssünün füze ve İHA’larla hedef alındığını söylediğini yazdı. Financial Times’a dayandırılarak Suudi Arabistan’da son bir haftadaki Husi füze ve İHA saldırılarında 13 kişinin yaralandığı bilgisi verildi.
Çatışmaların stratejik yansımasına ilişkin değerlendirmelerde, Babülmendep Boğazı öne çıktı. Sözcü, Wall Street Journal’ın bölgedeki güç dengesinin değiştiğini yazdığını, The Guardian’ın da buna bağlı olarak Suudi Arabistan’ın petrol ihracatına baskının artabileceğine dikkat çektiğini belirtti.
Diplomatik cephede, Sabah’ın haberine göre ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Newsmax’e 15 Eylül’de yaptığı açıklamada “ABD ile Husiler arasında hâlâ ateşkes var” dedi ve bunun iyi bir şey olduğunu savundu. Sabah, bu ateşkesin İsrail’e ve Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırıların durmasının ardından Mayıs 2025’te duyurulduğunu hatırlattı.
Almanya tarafında ise Sabah, Başbakan Friedrich Merz’in Berlin’de düzenlenen basın toplantısında “Husi milisleri artık Babülmandab çevresindeki stratejik noktaları kontrol ediyor. Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine saldırıyorlar” ifadelerini kullandığını aktardı. Merz, Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının “rehin alınmasına” uluslararası toplumun izin veremeyeceğini söyledi.
Sivillerin durumu ağırlaşıyor. Sözcü, AP’ye atıfla, son çatışmalar nedeniyle yaklaşık 94 bin kişinin yerinden edildiğini; yaklaşık 2 bin Yemenlinin Kızıldeniz’i aşarak Cibuti’ye geçtiğini bildirdi. Taraflardan bağımsız can kaybı bilançolarına ilişkin resmi ve teyitli bir toplam sayı paylaşılmadı.
Tarafların iddiaları birçok cephede karşılıklı ve kısmen çelişkili. Husiler kıyı ve ada kontrolündeki kazanımları vurgularken, hükümet güçleri Taiz çevresinde yeniden mevzi aldığını bildiriyor. Bölgesel açıklamalar ise Babülmendep’in ve Suudi enerji altyapısının güvenliğine odaklanıyor.