Dışişleri Bakanlığı, 27 Eylül 2026 tarihli yazılı açıklamasında, “İsrailli aşırılık yanlısı grupların, İsrail işgal güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını en güçlü biçimde kınıyoruz” ifadesini kullandı. Açıklamada, Netanyahu hükümetinin “Müslümanlara ait kutsal mekanları hedef alan ihlal ve provokasyonlarla bölgede gerilimi daha da körüklemeyi ve barış ile istikrar çabalarını baltalamayı amaçladığı” görüşüne yer verildi. Bakanlık, Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünü ihlal eden uygulamalar karşısında uluslararası topluma “caydırıcı tedbirler” alma çağrısını yineledi. (Kaynak: Habertürk, CNN Türk)
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik de 27 Eylül akşamı NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda baskını lanetledi. Çelik, “İsrail makamlarının gözetiminde yürütülen bu çirkin eylemler, bölgesel gerilimi tırmandıran son derece tehlikeli adımlardır” diyerek Mescid-i Aksa’nın “Müslümanların kırmızı çizgisi” olduğunu vurguladı. Uluslararası topluma, uluslararası hukuku ve kutsal mekanların statüsünü korumak adına “net bir duruş” sergileme çağrısı yaptı. (Kaynak: TRT Haber, Habertürk)
Açıklamalarda, Harem-i Şerif’in kutsiyeti ve Mescid-i Aksa’nın tarihi statüsünün hedef alınmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. Metinlerde, İsrail’in uygulamalarının bölgesel gerilim riskini artırdığı değerlendirmesi paylaşıldı. Her iki açıklama da İsrail’in atacağı adımların ve uluslararası toplumun tepkisinin belirleyici olacağını vurgulayan çağrılar içeriyor.
Paylaşımlarda olayın tam saatine ve İsrail makamlarının olası yanıtına ilişkin bilgi yer almıyor. Açıklamalar, Türkiye’nin Kudüs’ün statüsüne ve kutsal mekanların korunmasına dair bilinen pozisyonunu tekrar etti. Resmi makamlar, bu çerçevede uluslararası mercilere dönük çağrılarını sürdürdüklerini bildirdi.