Türk Telekom’un grup şirketi Argela, ABD’deki Stanford Araştırma Enstitüsü (SRI) ile yeni nesil iletişim teknolojileri alanında ortak araştırma ve geliştirme çalışmaları yürütmek üzere stratejik iş birliği anlaşması imzaladı. Habertürk’ün 25 Eylül tarihli haberine göre iş birliği, Argela’nın telekomünikasyon mühendisliği deneyimi ile SRI’ın araştırma-geliştirme birikimini bir araya getirmeyi amaçlıyor.
Habere göre anlaşmanın ilk çalışma alanı, geleceğin iletişim şebekelerinin ihtiyaç duyacağı yüksek hızlı paket işleme teknolojileri olacak. Proje kapsamında, bugün özel amaçlı donanımlarla gerçekleştirilen yüksek performanslı işlemlerin GPU tabanlı programlanabilir platformlara taşınmasına yönelik bir yaklaşım üzerinde çalışılacak. Hedef, farklı ihtiyaçlara uyarlanabilen ve maliyet açısından daha verimli yeni nesil çözümler geliştirmek.
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, şirketin Ar-Ge yatırımları ve mühendislik çalışmalarıyla Türkiye’de geliştirilen teknolojilerin uluslararası iş birlikleriyle desteklenmesine önem verdiklerini söyledi. Habertürk’ün aktardığına göre Şahin, SRI ile yapılan anlaşmayla Türkiye’deki mühendislik birikiminin Silikon Vadisi’ndeki araştırma ekosistemiyle buluşturulacağını ifade etti. Şahin ayrıca proje kapsamında test ve geliştirme süreçlerinin Türkiye’de yürütüleceğini, elde edilecek deneyimin de yeni teknolojilerin geliştirilmesinde kullanılmasının hedeflendiğini belirtti.
SRI, farklı disiplinlerde uygulamalı araştırmalar yürüten bir kurum olarak biliniyor. Argela ise Türk Telekom’un bünyesinde telekomünikasyon alanında ürün ve çözümler geliştiren grup şirketi konumunda. Habertürk’ün haberinde anlaşmanın süresi, bütçesi veya takvimine ilişkin ayrıntı yer almıyor.
İlk odak: yüksek hızlı paket işleme
Habere göre taraflar, yüksek hızlı paket işleme için özel amaçlı donanım yerine GPU tabanlı programlanabilir mimarilerin olanaklarını araştıracak. Böylece ağ işlevlerinin esnek biçimde uyarlanabilmesi ve toplam maliyetlerin düşürülebilmesi hedefleniyor. Test ve geliştirme faaliyetlerinin Türkiye’de yapılacak olması, sonuçların yerel ekosistemde somut uygulamalara dönüşmesi açısından önem taşıyor.