Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı 30 Eylül 2026’da tamamlandı. İletişim Başkanlığı, toplantı sonrası 8 maddelik bir bildiri yayımladı. Sabah’ın aktardığına göre toplantı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde saat 17.20’de başladı ve yaklaşık 3,5 saat sürdü.
Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere milli birlik ve bekaya yönelik tehditlere karşı yurt içinde ve sınır ötesinde yürütülen faaliyetler hakkında Kurul’a bilgi sunulduğu belirtildi. “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların ve kaydedilen mesafenin değerlendirildiği, Türkiye’nin ve bölgenin güvenliği ile komşuların huzur ve refahı için çabaların kararlılıkla süreceği vurgulandı.
Suriye ve Irak vurgusu
Bildiride, Suriye’nin birliğinin ve bütünlüğünün tahkimi ile devlet otoritesinin ülke geneline yayılması ve entegrasyon sürecindeki olumlu gelişmelerin ele alındığı kaydedildi. Suriye halkının ülkelerini yeniden ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla bağlarını güçlendirmesine Türkiye’nin desteğinin devam edeceği ifade edildi.
Irak’ın huzur ve istikrarının tüm bölge için kritik önem taşıdığı vurgulandı. Irak Hükümeti’nin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme çabalarından memnuniyet duyulduğu, Ankara-Bağdat arasında stratejik iş birliğini ilerletme iradesinin teyit edildiği bildirildi.
Bölgesel krizler: Müzakere ve ateşkes çağrısı
İletişim Başkanlığı bildirisine göre, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın süregelen çatışmalarla kısır döngüye evrildiği ve bölgedeki kırılganlıkları tetiklediği ifade edildi; taraflara müzakerelere dönme ve küresel etkileri giderek ağırlaşan ihtilafa son verme çağrısı yapıldı.
İsrail yönetiminin Gazze ve Lübnan’da barışın tesisi yönündeki taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmediği, saldırılarını sürdürdüğü belirtildi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini de ihlal ederek bölgesel istikrarı engellediği ifade edilen İsrail yönetimi karşısında, uluslararası topluma somut adımlar atma çağrısı yöneltildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel durum, sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergâhlarına yönelik saldırıların bölgesel ve küresel etkileriyle birlikte ele alındı. Kontrolsüz tırmanma ve yayılma emareleri karşısında taraflara itidal ve ateşkes çağrısı yinelendi.
Yemen’de son dönemde tırmanan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgede güvenlik risklerini artırdığı vurgulandı. Küresel istikrar bakımından önem taşıyan sükûnetin ivedilikle sağlanması gerektiğinin altı çizildi.
Bildiride yer alan başlıklar, Türkiye’nin terörle mücadeleye ilişkin kararlılığının sürdüğünü ve Suriye ile Irak dosyalarında güvenlik-iş birliği eksenli çizginin devam ettiğini ortaya koyuyor. Bölgesel krizlerde ise Ankara, müzakere ve ateşkes çağrılarını yineleyerek uluslararası topluma sorumluluk hatırlatıyor. CNN Türk ve TRT Haber, İletişim Başkanlığı’nın bildirisini aynı çerçevede aktardı.