Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, 16 Eylül 2026’da yaptığı açıklamada, İsrail ablukasının doğurduğu yakıt, yağ ve yedek parça kıtlığı nedeniyle hastane elektrik jeneratörlerinin yüzde 70’ten fazlasının tamamen devre dışı kaldığını duyurdu. Bakanlık Bilgi Merkezi Müdürü Zahir el-Vahidi, Gazze kentindeki Şifa Hastanesi önünde düzenlediği basın toplantısında, kritik ve hayati bölümlerin her an hizmet verememe riski taşıdığını belirtti. (Kaynak: TRT Haber, AA)
Vahidi, sağlık tesislerinin ağır abluka altında giderek tükenen ve izole edilmiş yapılara dönüştüğünü söyledi. Sağlık sisteminin çökertilmesi ve hedef alınmasını “soykırım” düzeyinde planlı ve sistematik bir suç olarak niteledi. İsrail’in “tıbbi yardımlar ve lojistik malzemelerin Gazze’ye girişinde kolaylık sağlandığı” yönündeki açıklamalarını da reddederek, Gazze’ye giren malzemelerin asgari işletme ihtiyaçlarını dahi karşılamadığını ifade etti.
Bakanlık yetkilisine göre yakıt ve yedek parça yokluğu, ana jeneratörlerin çalıştırılmasını engelliyor ve hastaneler çok kısıtlı imkânlarla ayakta kalmaya çalışıyor. Vahidi, ulaşımda yaşanan aksamaların da sağlık hizmetlerini etkilediğini; abluka ve yedek parça ile lastik girişinin engellenmesi nedeniyle toplu taşıma şirketleri ve otobüslerin büyük ölçüde durduğunu, bunun yüzlerce sağlık çalışanının görev yerlerine ulaşmasını engellediğini anlattı.
İlaç ve tıbbi sarf malzemelerinde “eşi görülmemiş” eksiklik bulunduğunu belirten Vahidi, tıbbi teşhis cihazlarının çoğunun arızalı olduğunu söyledi. Sınır kapılarından geçişlerin kısıtlı olması nedeniyle çok sayıda hasta ve yaralının tedavi için Gazze dışına çıkmayı beklediğini aktardı.
Vahidi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi ve diğer uluslararası ile insan hakları kuruluşlarına, “acil tıbbi ve operasyonel malzemelerin Gazze’ye girişini sağlamak için derhal harekete geçme” çağrısı yaptı. TRT Haber’in aktardığına göre, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen, Gazze’ye insani yardım ile ilaç ve tıbbi malzeme girişine yönelik kısıtlamalar sürüyor.
Vahidi’nin ifadeleri, abluka koşullarında sağlık tesislerinin tanı ve tedavi kapasitesinin her geçen gün azaldığını ve hizmet sunumunun kritik eşiklere gerilediğini ortaya koyuyor. İsrail makamlarından bu suçlamalara ilişkin bu metinde yeni bir yanıt yer almıyor.