COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 17 Eylül’de Paris’te OECD Konsey Toplantısı’nda COP31 Başkanlığı ile OECD arasında stratejik ortaklık kurulduğunu duyurdu. TRT Haber’in aktardığına göre Kurum, iklim değişikliğinin tıpkı askeri tehditler gibi ertelenemez bir güvenlik meselesi olduğunu söyledi. Sabah’ın haberine göre toplantıya OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile üye ülkelerin büyükelçileri ve daimi temsilcileri katıldı.
Kurum, COP31 döneminde hedeflerin ötesine geçip uygulamayı hızlandırmayı amaçladıklarını belirtti. Türkiye’nin COP31 Başkanlığını ve ev sahipliğini üstlendiğini, müzakere sürecinin başkanlığını ise Avustralya’nın yürüteceğini ifade etti. “Diyalog, uzlaşı, aksiyon” yaklaşımını benimsediklerini söyleyen Kurum, Ankara, İstanbul, Hatay, Bonn, Londra ve Trabzon’da yapılan hazırlık toplantılarını anımsattı.
OECD ile ortaklığın gerekçesini “güvenilir ve karşılaştırılabilir verilerle ihtiyaçların doğru tespiti, finansmana erişimdeki eşitsizliklerin azaltılması ve sınırlı kaynaklarla daha yüksek iklim etkisi” olarak özetleyen Kurum, OECD’nin veri ve analiz kapasitesini COP31’in uygulama gündemiyle birleştireceklerini belirtti. Hedeflerinin Antalya’ya kadar somut çıktılar üretmek olduğunu söyledi.
2035’e dönük uygulama hedefleri
Kurum, COP31 Başkanlığı’nın 2035 Uygulama Hedeflerini şöyle sıraladı (TRT Haber ve Sabah):
- Küresel elektrifikasyon oranını 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarmak.
- Atık üretimindeki artışı 2035’e kadar yarı yarıya azaltmak.
- Bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunu 2035’e kadar en az yüzde 25 düşürmek.
- Üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranını 2035’e kadar en az yüzde 15’e yükseltmek.
- İklim dirençli tarım uygulamaları ve iklimle mücadele eğitimlerini toplumun tüm kesimlerine yaymak.
- Yatırım yapılabilir proje portföylerini destekleyecek İklim Uygulama Köprüsü Mekanizmasını 2035’e kadar yaygınlaştırmak.
Kurum, bu hedeflerin 1,5 derece hedefiyle uyumlu, somut ve ölçülebilir olduğunu, gerçekleşmeleri halinde emisyon azaltımı yönünde net sonuç alınacağını vurguladı.
Öncelikli temalar ve yerel uygulama
Bakan, COP31 için 10 öncelikli tema belirlediklerini açıkladı: temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyon, Sıfır Atık ve metan azaltımı, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, gıda güvenliği, okyanuslar ve denizler, dinamik ve dirençli sağlık sistemleri, Rio Sinerjileri ve İklim Uygulama Köprüsü. Finansman, teknoloji ve kapasite geliştirme bu alanların tümünü kesen ortak başlıklar olarak sıralandı.
Türkiye’nin yerel düzeyde geliştirdiği Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansman Kolaylığı (SURFF) yaklaşımını örnek gösteren Kurum, bu modelin yerel yönetimlerde politika ve proje hazırlığını, kurumsal kapasiteyi ve finansmana erişimi tek süreçte birleştirdiğini söyledi. OECD ile stratejik ortaklığın, bu tür araçların veriye dayalı şekilde ölçeklenmesini hedeflediğini ifade etti.
Kurum, ülkeleri temiz enerjiye, elektrifikasyona, su güvenliğine, dirençli şehirler ve yeşil sanayiye kaynak ayırmaya çağırdı. “İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, bir güvenlik meselesidir” vurgusunu yineledi.