CNN Türk’ün 13 Eylül’de yayımlanan analizine göre, ABD-İran arasındaki sıcak çatışmalar yeniden alevlenirken petrol fiyatları yükseliş eğilimini koruyor. Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizliklere, Suudi Arabistan’ın ağustos ayında petrol üretiminin 1990’dan bu yana en düşük seviyeye indiği bilgisi eklendi. Analizde, savaş sürdükçe petrolün yüksek kalmasının maliyet enflasyonunu artıracağı ve bunun da merkez bankalarının faiz artışlarını veya yüksek faiz söylemini destekleyeceği belirtiliyor.
Brent petrolde teknik olarak 96-98 ve 100 dolar bandı destek/tutunma; yukarıda 106 ve 114-115 dolar direnç seviyeleri olarak not ediliyor. 114-115 doların “daha önemli” bir eşik olduğu, bu bölgenin aşılması halinde piyasa etkilerinin derinleşebileceği ifade ediliyor. CNN Türk, Goldman Sachs’ın petrol için 120 dolar öngörüsünü aktarıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran ile savaş 3 Kasım ABD seçiminden hemen sonra bitecek” dedikten bir gün sonra “seçimden önce bitebilir” sözleri de hatırlatılıyor; bu açıklamaların fiyatlarda kalıcı bir etki yaratmadığı vurgulanıyor.
Analize göre, merkez bankaları şahin duruşunu sürdürüyor. Avrupa Merkez Bankası geçen hafta faizi 25 baz puan artırdı. 16 Eylül’deki Fed toplantısında faiz artışı olasılığının yüzde 70’lere çıktığı, 17 Eylül’deki Japonya Merkez Bankası toplantısında ise artışa “kesin gözüyle” bakıldığı kaydediliyor. Cuma günü açıklanan ABD TÜFE’sinin yıllık yüzde 3,4, aylık yüzde 0,4 gelmesi bu beklentileri güçlendirdi.
Türkiye cephesinde, TCMB 10 Eylül toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit bıraktı. Metinde enerji maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyon riskine vurgu yapıldığı; parasal sıkılaşmanın süreceği, sapma olursa ek önlemler ve makro ihtiyati tedbirlerin devreye girebileceği hatırlatılıyor. Analiz, faiz beklentileri için odağın 22 Ekim toplantısına kaydığını ve bu tarihte enflasyon, petrol ve büyük merkez bankalarının adımlarının belirleyici olacağını belirtiyor.
Borsa İstanbul’da, SPK’nın fon düzenlemeleri ve parasal fonlara getirilen yüzde 10 stopaj sonrasında dış piyasalardan kısmi pozitif ayrışmanın zayıflayarak sürdüğü ifade ediliyor. BIST30’un kapsam dışı bırakılmasının bu gruba ilgiyi artırdığı; bankalar, seçilmiş sanayi ve holding hisselerine dönüşümlü talebin görüldüğü aktarılıyor. Analiz, düzenlemelerin “normalleşme” olarak okunabileceğini; kasımdaki Türkiye için MSCI Endeksi değerlendirmesi öncesinde beklentilerin iyileşmeye başladığını not ediyor.
Yabancı akımlarında, TCMB verilerine göre 4 Eylül ile biten haftada hisse senetlerinde 647 milyon dolar net satış, tahvil-bonoda 156 milyon dolar net alım gerçekleşti; son dört haftalık hisse alımlarının önemli kısmı böylece geri verildi.
Kıymetli metallerde satış baskısı sürüyor. CNN Türk, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,97’ye, Almanya 10 yıllıkların yüzde 3,51’e, Japonya 10 yıllıkların ise yüzde 3’ün üzerine test ettiğini aktarıyor. Bu tablo, altın ve gümüş için baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Altında 4.270-4.510 dolar bandı kısa vadeli yön için izlenmesi gereken aralık olarak veriliyor.