Bakırköy ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıklarının yürüttüğü soruşturmalarda, Alihan Kuriş ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili yeni tanık beyanları dosyaya girdi. Habertürk ve Sözcü’nün 12 Eylül’de aktardığına göre tanıklar, Kuriş’in “cemaatin başına geçme” isteğinden ve FETÖ ile bağlantı iddialarından söz etti; Denizolgun’un ölümünün doğal olmayabileceğine dair şüphelerini dile getirdi.
Tanık beyanlarında öne çıkan iddialar
Habertürk’ün haberine göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında ifade veren iş insanı M.K., 17-25 Aralık 2013 öncesinde Arif Ahmet Denizolgun’la yaptığı bir görüşmede, Denizolgun’un Fetullah Gülen’den mektup aldığını öne sürdü. M.K., bu mektupta birlikte hareket etme teklifinden söz edildiğini iddia etti.
Sözcü’nün aktardığına göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü ölüm soruşturmasında tanık Y.K., Kuriş’in çocukluğundan itibaren paraya ve liderliğe önem verdiğini, Denizolgun’un ölümünün doğal nedenlerle gerçekleşmediğini düşündüğünü söyledi. Aynı dosyada tanık R.Ş., Kuriş’in FETÖ tarafından yönetildiğini iddia ederek, cemaatin liderliğini üstlenmesi için Denizolgun’un ölmesinin gerektiğini ileri sürdü. R.Ş., Denizolgun’un ölümünden önce çevresinde “beni belki de zehirlerler” yönünde sözler söylediğinin konuşulduğunu da aktardı. Bu beyanların tümü iddia niteliğinde.
Kayıp telefon ve HTS incelemeleri
CNN Türk’ün haberine göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 2016’da yaşamını yitiren Denizolgun’un ölümüne ilişkin “kayıp cep telefonu”nun akıbetini araştırıyor. Haberde, telefonun tereke mahkemesi yoluyla bir kişiye teslim edildiğinin tespit edildiği; ancak kayıtlarda kime verildiğinin netleşmediği, cihazdan sinyal alınamadığı ve Kuriş ailesinden birinde olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi. Aynı haberde, Denizolgun ile Alihan Kuriş, Gülderen Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş’in ölüm öncesi ve sonrası dönemlere ait telefon trafiğinin HTS kayıtlarıyla incelendiği ifade edildi.
CNN Türk ayrıca, Ankara’daki dosya kapsamında Alihan Kuriş’in tutuklu bulunduğunu yazdı. Bu bilgi, CNN Türk’ün haberine dayanan bir iddia olarak yer alıyor; savcılıklardan ayrı bir teyit haberde paylaşılmadı.
Ne biliniyor, ne bilinmiyor
Habertürk ve Sözcü, tanık beyanlarının dosyaya girdiğini ve soruşturmanın sürdüğünü aktarıyor. Tanık anlatımları; FETÖ bağlantısı, liderlik çekişmesi ve ölümün doğal olmadığına dair şüpheler etrafında toplanıyor. Resmî makamlarca kesin bir bulgu ya da sonuç açıklanmadı; soruşturmalarda belge ve kayıt incelemeleri devam ediyor.
Kaynakların ortak noktasına göre, hem Bakırköy’deki ölüm dosyasında hem de Ankara’daki soruşturmada farklı tanıkların ifadeleri bir arada değerlendiriliyor. Savcılıklarca yürütülen incelemelerin sonucuna ilişkin takvim ve ara raporlara dair kamuya açık bir bilgi bulunmuyor.